Hani kırmızı ışıkta iki araba yan yana gelir, yolcular birbirine bakmak için fazla mahcup davranır ya ama içlerinden ortada oturan kafası karışık arkadaş, orta koltukta oturmanın verdiği öz güvenle karşıdaki arabaya garip hareketler yapar. İşte böyle garip bir öz güvenle çıktım yola. Sonu düşünmeden…

Gerçek ismim Barışcan, soyadım Balcı. Yaş da şu an yirmi bir ve 5 Eylül doğumluyum. Hissettiğim yaşı boş verin. Peki, ‘‘Nedir bu Komisser?’’ diye soran varsa açıklayayım. Eskiden gerçek psikopatik tiplerden oluşan lise tayfam vardı. Ah! Burnunuza geldi mi o beyaz gömlek ve üstüne sinmiş sigaraların kokusu? Benim yıllardır silinmez. O zaman saçlar da uzun. Tabii, bir de okulun en güzel kızı eklenince asayiş kimden sorulacak? Her şey çakma bir “Ray-Ban” damla gözlüğe kalmıştı, o da oldu. Patladı gitti. Hatta Eskişehir'de 'albayım' yerine gelen bir edebiyat literatürüne dönüştü. Ah be Komisser’im!

Sonraları süt ve süt ürünleriyle ünlü, bana liseyi aratmayan fakat yine de güzel insanlarla bir arada olduğum bir şehri kazandım. Hayır, Kars değil tabii ki: Balıkesir. Havası sıcak, kanı hızlı akan bir şehir ama imkanlar kısıtlı. Yine de insanlar gündemi takip etmekte gecikmiyor. Mesela bugün çıkmış hit bir parçayı, akşama duyup eğer severseniz Shazam'la rahatlıkla bulabilirsiniz. Çünkü asla ses kaybolmayacaktır.

Değerli okurlar, lafı uzatmadan kesmek iyidir. Başka, başka, falan filan yazılarda, daha da sağlam tanışırız. Bazen; ağır beyaz gömlek içeren çift elma-anason şiirleri, güldürme gayesi gütmeyen mizahi yazıları, mistik insan tespit yazılarını, bu durakta okuyacaksınız. Sağlıcakla kalın...